Genel eczacılar günü

Yayın Tarihi: 14 Mayıs 2016

TÜRK ECZACILIK GÜNÜ

Türk Eczacıları Birliğinin Kasım 1958 de yapılan 3.Büyük Kongresinde Eczacılık Gününün saptanması için bir komisyon kurulmuştur. Prof. Salahattin Tandal, Prof.Dr. Hayriye Amal, Ecz. Muzaffer Dinçol, Ecz.Kimy. Naşit Baylav, Ecz. Remzi Kocaer, Ecz.Kimy. Samahattin Yula, Doç.Dr. Turhan Baytop, Ecz.Kimy. İhsan Sönmez, Ecz. Ahmet Kandil, Eczacı Okulu Talebe Cemiyeti Temsilcisi Ömer Miski’den oluşan bu komisyonun 21.3.1959 günü yapılan toplantısında “iki senede bir de olsa büyük kongrenin toplandığı aya, mektebin açık ve imtihanların yapılmadığı bir tarihe rastlaması ve ayrıca bütün meslekdaşların iştirak edebilecekleri uygun bir zaman olması mülahazası ile ilk eczacı Ahmet Mustafa Efendinin mektepten mezun olduğu 2 Kasım 1840 (10 Ramazan 1256) tarihine rastlayan 2 kasım gününü “Eczacılık Günü” olarak kabule ve Doç.Dr. Turhan Baytop tarafından bu hususta bir rapor hazırlanmasına karar verilmiştir.”

Turhan Baytop’un hazırladığı ve Türk Eczacıları Birliği Mecmuası cilt III sayı 1, Şubat 1960, Sayfa 8 de yayınlanan rapora göre 2 tarih üzerinde durulmuştur:

  1. İlk Eczacı sınıfı, Dr. C.A. Bernard tarafından kurulup 14 Mayıs 1839 da Sultan ikinci Mahmut tarafından açılmış olan Mektebi Tıbbiyei Şahane (Ecole Impériale de Médecine de Galata Sérai) da ihdas edildiğine göre 14 Mayıs tarihi Eczacılık Günü olarak kabul edilmelidir.
  2. Sultan ikinci Mahmut tarafından açılmış olan Mektebi Tıbbiyei Şahaneden 10 Ramazan 1256 da mezun olup Çanakkale Askeri hastanesi eczacılığına tayin edilen ilk Eczacı Ahmet Mustafa Efendinin mezuniyet günü olan 10 Ramazan 1256 Türk Eczacılık Günü olarak kabul edilmelidir.

Ancak komisyon Mekteb-i Tıbbiye-i Şahanenin açılışı olan 14 Mayıs 1839 tarihinde Eczacı sınıflarının da açıldığının henüz kati olarak tespit edilememiş olduğunu ileri sürerek ilk eczacının diploma aldığı gün olan 10 Ramazan 1256 nın kesin olarak belli olması nedeniyle bunun karşılığı olan 2 Kasım 1840 tarihini iki senede bir de olsa Büyük Kongrenin toplandığı aya rastlaması, üniversite eğitim yılının başlangıcı olması dolayısıyla kutlama yapılması bakımından da uygun olması nedeniyle oy birliğiyle Eczacılık Günü olarak kabul etmiştir. Tarih üzerinde yeniden kontroller yapılmış ve 10 Ramazan 1256 tarihinin miladi karşılığının 5 Kasım 1840 olmasının gerektiği saptanmıştır.

Bu raporundan da anlaşıldığı gibi Eczacılık Günü için 5 Kasım gününe karar verilmiştir. Restorasyon çalışmaları süren Keçecizade Fuat Paşa Konağının, yani bugünkü İ.Ü.Eczacılık Fakültesi A blok, restorasyon çalışmalarının tamamlanıp, Eczacı Okulun Dişçi Mektebi ile birlikte bulunduğu eski Jandarma Komutanlığı binasından bu yeni binaya taşınarak 5 Kasım 1959 da burada öğretime başlayacağı düşünülerek , okulun açılış töreni ile birlikte aynı gün Eczacılığın 120nci, müstakil eczacı okullarının 50. yılının enternasyonal bir şekilde kutlanması arzu edilmiş ve o zamanki eczacı okulu müdürü Prof.Dr. Ömer Özek başkanlığında bir komite teşkil edilerek bir kısım merkez heyeti üyelerinin de katıldığı komisyonlar kurulmak suretiyle çalışmalara başlanmıştır. İnşaatın 1959 da bitemiyeceğinin anlaşılması üzerine çalışmalara ara verilmiştir. 1960 da da bitemiyeceğinin görülmesiyle merkez heyetince meslek camiası içinde bir kutlama yapılması düşünülmüş ise de 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra Merkez Heyeti başka mesleki sorunlarla uğraşmak zorunda olduğundan Eczacılık Günü bir süre unutulmuş görünmektedir.

1967 yılına kadar Eczacılık Gününün gündeme gelmediği görülüyor. Eylül 1967 de Merkez Heyetinin mesleğin ileri gelenleri ile bu konuda bir toplantı yaptığı   Doç. Naşit Baylav tarafından belirtilmektedir: “  İstanbul Eczacılık Fakültesinde bir Eczacılık Müzesinin kurulması kadar önemli bir hadise de meslek için Eczacılık gününün tesbitidir. Bu günün tesbiti için 1967 Eylül ayında Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti bir toplantı tertip etmiş ve bu toplantıya mesleğin ileri gelenleri de davet edilmiştir. Bu toplantıda sayın üyelere tarihçe mukayyet olan günün 14 Mayıs olduğunu bildirdim. 14 Mayıs 1839 da Galatasaray’da Viyana’dan davet edilmiş olan Dr. Bernard, o gün Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane ile birlikte Eczacılık Sınıflarını da açmıştı. Aynı günde Sultan Mahmut II.nin emriyle büyük bir tören yapılmış ve ilk Eczacılık dersleri verilmiştir. Böylece, 14 Mayıs 1839 Türkiye’de Eczacılık sınıflarının müstakil teşekkül ettiği ve ilk dersin verildiği gündür. Teklifim heyetçe uygun görülmüş ve ilk kutlama 14 Mayıs 1968 de yapılmıştır.” (Eczacılık Tarihi 1968)

1967-68 döneminde Eczacılık Fakültesi Talebe Cemiyeti Başkanı Azmi Kerman’ın Ecz. Halit Tüzüner başkanlığındaki Merkez Heyetine yaptığı başvurular sonucunda Eczacılık Günü kutlamasının 14 Mayıs 1968 tarihinde yapılması kararı alınmıştır.

Eczacılık Fakültesinde Dekan Prof.Dr. Kasım Cemal Güven’in başkanlığında 6.5.1968 tarihinde toplanan Yönetim Kurulu (Prof.Dr. Kasım Cemal Güven, Prof.Dr. Turhan Baytop, Prof.Dr. Rasim Tulus, Prof.Dr. Şevket Tekman ve Prof.Dr. Asuman Baytop) Eczacılık Günü kutlamasıyla ilgili program yapılmasına karar vermiştir.

Böylece ilk kutlama töreni, 14 Mayıs 1968 İ.Ü. Eczacılık Fakültesi büyük anfide Törene İstanbul Valisi Sayın Vefa Poyraz, Sağlık Bakanlığı yetkilileri, öğretim üyeleri, TEB Merkez Heyeti üyeleri, eczacı meslektaşlar ve öğrencilerin katılımıyla yapılmıştır. Anfide yapılan günün anlam ve önemi üzerinde yapılan konuşmalardan sonra topluca İstanbul Üniversitesi bahçesinde bulunan Atatürk anıtına gidilmiş, çiçekler konulmuş ve saygı duruşunda bulunulmuştur. Aynı grup daha sonra Taksim Anıtına giderek orada da saygı duruşunda bulunmuştur.

Aynı gün öğleden sonra Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin süsleyip hazırladığı spor ve sergi sarayında eğlenceler düzenlenmiş ve bir festival havası yaşanmıştır. 14 Mayıs akşamı ise Taksim Kervansaray’da bir akşam yemeği verilmiştir.

İlk kez 14 Mayıs 1968 tarihinde büyük bir coşkuyla kutlanan Türk Eczacılık Günü 39 yıldır aynı şekilde kutlanmaya devam etmektedir.

Tags: , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑
  • Günün Videosu

  • Her Zaman Genç Sözler

    • Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmaya hakkı yoktur. Mustafa Kemal ATATÜRK
  • Anket

  • Kiminle yaşıyorsunuz?

    Eşimle
    Çocuklarımla
    Huzurevinde
    Yalnız
    Diğer
    Oyla
    Yükleniyor...