Genel shutterstock_72925843

Yayın Tarihi: 4 Mart 2016

BASI YARALARI

Uzun ya da kısa sürelerde yatağa bağımlı hastaların sırtüstü, yüzüstü veya yan yatma sonucunda basınç altında kalan bölgelerde oluşan yaralara yatak yarası (bası yarası) denir. Genellikle yaşlı ve felçli hastalarda görülen bu yaralar, aslında önlenebilir bir komplikasyon olmasına rağmen hastanın öncelikli sorununa yoğunlaşmış sağlık ekibi tarafından ihmal edilir ve kısa zamanda derin ülserlere dönüşür hatta vücut içi boşluklara kadar ilerleyebilir. Göreceli olarak basit yöntemlerle önlenebilecek yatak yaraları oluştuğu zaman tedavisi oldukça zordur, hastanın yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkiler.

Hastaların yaklaşık %70’den fazlası 70 yaşın üzerinde olup bu yara sebebiyle hastayı kaybetme riski oldukça yüksektir. Normalde başlangıç seviyesindeki herhangi bir bası yarasının 15- 20 gün içerisinde iyileşmesi gerekirken yaraya olan basıncın devam etmesi, devamlı aynı tarafta yatan hastada oluşan doku ödeminin (dokunun kanlanmasını bozar.) idrar ve gaitadan bulaşan mikroorganizmalarla enfekte olması, yarayı kronik ilerleyici duruma dönüştürür. Yaranın ilk oluşum zamanında deride görülen değişiklikler aslında buz dağının görülen kısmıdır. Doku hasarının çoğu deri altında başlar ve daha sonra deri yüzeyinde kendini gösterir.

 

Bası yaraları vücudun yerle temas eden, basınç altında kalan ve özellikle kemik çıkıntıların üzerindeki bölgelerinde oluşur.

Otururken;
Kuyruk kemiğinde, kalçada, kaba etlerde, omuz kürek kemikleri üzerinde, dirseklerde ve topukta oluşabilir.
Sırt üstü yatarken;
Başın arka tarafında, omuz kürek kemikleri üzerinde, kalçada, dirseklerde, kuyruk kemiği üzerinde, topukta, ayak parmaklarında oluşabilir.
Omuz üzerinde yan yatarken;
Kulaklarda, omuzun yan tarafında, leğen kemiğinin yan bölgelerinde, kalçada, dizde, ayak bilekleri ve yan çıkıntılarında oluşabilir.

Yaralarının Sınıflandırılması

Bası yaralarında, yaranın derinliği açısından değişik sınıflandırmalar kullanılmakla birlikte en sık kullanılan sınıflandırılmaya göre 5 evre mevcuttur.

1. Evre: Deride kızarıklık ve ödem vardır. Bası kalkar, iyi bakım yapılırsa hasar geri dönüşümlü olup iyileşme çoğunlukla tamdır.

2. Evre: Deri altı doku içine ilerlemiş yüzeyel doku ölümü mevcuttur. Cerrahi dışı tedavilerle iyileşme sağlanabilir.

3. Evre: Deride tam kat doku ölümü vardır. Hasar deri altı dokuya inmiştir. İkincil enfeksiyon eklenirse yara zorlu hale gelir. Geniş lezyonlarda cerrahi girişim gerekir.

4. Evre: Hasar kemik dokusunu da içine almış, kemik çıkıntıya kadar inmiştir. Tedavi cerrahidir.

5. Evre: Lezyon kemik dokusu, eklem ve vücut boşluklarına yayılmış. Kemik enfeksiyonu, patolojik kırıklar, eklem çıkıkları, iç organlara ağızlaşma olabilir, bakterilerin dolaşıma geçişi meydana gelebilir. Hasarın yayılımına göre hem her zaman ciddi vakalardır. Tedavi cerrahidir.

Bası yaraları bir kez oluştuğunda tedavisi son derece güçtür. Cerrahi yöntemlerle kapatılan yaralarda %95’lere varan yineleme oranları bildirilmiştir.İlk girişim noktasal basınçların önlenmesi ve uzun süreli basınçtan kaçınmaktır. Hastanın düzenli olarak 30° açıyla döndürülmesi  ve özellikle kemik çıkıntılar üzerine gelen baskıyı daha geniş alana yayarak basıncı azaltmak  için yumuşak yastıkların kullanılması uygundur. Uyuma esnasında yüz üstü pozisyon tercih edilmelidir. Tekerlekli iskemle kullanan hastalara her yarım saatte bir kollarından kuvvet alarak kendilerini kaldırmaları ve böylelikle doku perfüzyonuna izin vermeleri öğretilmeli, 2 saatten uzun süreli iskemle kullanımından kaçınmaları öğütlenmelidir. Felçli hastada basıncı en aza indirmek amacıyla birçok destek sistemi geliştirilmiştir. Amaç, hastanın ağırlığını eşit olarak dağıtmak ve idealde vücudun hiçbir bölgesinde 32 mm Hg’dan daha yüksek yüksek basıç oluşmasına izin vermemektir. Havalı yatakların veya su yataklarının kullanılması dekubitüs ülserinin gelişme riskini belirgin olarak azaltır. Ancak dünyada ve Türkiye’de yapılan bir çok araştırma sonucu gösteriyor ki bu tür yaraların engellenmesinde medikal koyun postları, havalı yataklara göre daha etkili olmaktadır.Bu yaraların oluşumunu engellemek için yatak ile riskli bölge arasındaki sürtünme en aza indirilmelidir ve bu en iyi olarak medikal kuzu postları ile sağlanmaktadır. Ayrıca, sürtünme ile deride oluşacak küçük bir yırtığın dahi yatak yarasına dönüşebileceği, idrar ve gayta ile bu küçük sıyrıktan enfeksiyon gelişebileceği unutulmamalıdır. Çarşaftaki küçük kırışıklıklar hem noktasal basıncın artmasına hem de deride küçük sıyrıklara neden olabileceği için hastanın yatağında çarşaflar gergin olmalıdır. Cildin kuru kalmasına, idrar ve dışkı ile temas etmemesine özellikle dikkat edilmelidir. Cilt, tahriş etmeyen malzemelerle temizlenmeli, sıcak suyla yıkanmalı sonra kurulanmalıdır.

 

 

 

Tags: , , ,


About the Author



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑
  • Günün Videosu

  • Her Zaman Genç Sözler

    • “Dost kişinin ikinci benliğidir” Aristoteles
  • Anket

  • Kiminle yaşıyorsunuz?

    Eşimle
    Çocuklarımla
    Huzurevinde
    Yalnız
    Diğer
    Oyla
    Yükleniyor...